Türk Telekom Arena’dan izlenimler - Seyrantepe Spor Kompleksi

Sondakika

19 Aralık 2010

Türk Telekom Arena’dan izlenimler

Dün gerçekleşen basın gezisinde Başkan Adnan Polat ve Doğan Medya Grubu‘ndan birçok basın mensubu Türk Telekom Arena‘yı gezme şansı yakaladı. Geziyle ilgili habere ve fotoğraflara buradan bakabilirsiniz. Gelelim ilk izlenimlere. Fanatik Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Necil Ülgen bugün stadyumla ilgili detaylı bir yazı kaleme almış. İşte Aslantepe ile ilgili ilk izlenimler ve tavsiyeler.

Meslek icabı tüm dünyada çok stat gezdim. Çok kötülerini de gördüm çok güzellerini de. Teknoloji harikası statlarda da maç seyrettim, kasabalarda derme çatma olanlarda da. Öncelikle şunu söylemeliyim ki; bir maçı nerede, hangi atmosferde seyrettiğiniz çok ama çok önemli. Sami Yen’de Galatasaray’ı, Saracoğlu’nda Fenerbahçe’yi, İnönü’de Beşiktaş’ı, Nou Camp’ta Barcelona’yı, Anfield’da Liverpool’u, San Siro’da Milan’ı seyretmekle; bu takımları sıradan bir futbol sahasında izlemek arasında bana göre dağlar kadar fark var. Bütün bu ve bunlar gibi takımlara karakter katan, tat veren tarihleri, taraftarları kadar oynadıkları yerler de.

Sami Yen’i terk etmek zor ama…
Tarihi Ali Sami Yen’den çıkıyor olmak elbette pek çok Galatasaray taraftarı için iç burkucudur. Dile kolay, o stat Türk futbol tarihinin gördüğü en büyük zaferlere tanıklık etmiş bir futbol mabedi, ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim, dün gezdiğim TT Arena, yaşanacak yıllar içinde tüm Galatasaraylılar’ın içini ısıtacak, gerçekten görülmesi gereken bir eser olmuş.

İlk intibam: Kesinlikle etkileyici
Hayatımda ilk gittiğim karşılaşma, bundan çok ama çok uzun yıllar önce bir Beşiktaş-Adanaspor maçıydı. Mithatpaşa Stadı’na girip merdivenlerden çıktıktan sonra o yeşil zeminle tanışma anımı hiç ama hiç unutamam. Gerçekten etkileyiciydi ve hep canlı bir çocukluk anım olarak kaldı. Yıllar içinde o tip merdivenlerden yüzlerce kez indim çıktım; zamanla kanıksadım ve artık statlara girip çıkmak benim için sıradan bir durum.

İşte uzun yıllar sonra sıradan olmayan bir stat girişi yaşamak da beni bu yüzden ayrıca mutlu etti. İlk intibam; Etkileyici…
15 Ocak’ta yapılacak olan açılış maçına gidecekler de tarihi bir ana tanıklık etmenin yanında eminim bu hazzı duyacaklardır. Ancak peşinen söylemekte yarar var, bu ilk karşılaşmada her şeyin mükemmel olmasını beklemeyin. Hâlâ eksikler var ve bunun bu sürede tamamlanması mümkün değil. Mükemmelliğe yavaş yavaş ulaşılacaktır, acele etmeden, sabırla… İlk gidenler bu gözle ve sabırla yaklaşırlarsa çok iyi olur.

Önemli bir uyarı: Metroyla gelin
Bu karşılaşmaya gideceklerin, ilgiyi de göz önüne alarak hemen stadın dibine kadar gelen metroyu kullanmaları yerinde bir durum olacaktır. Tavsiyem, metro güzergahındaki istasyonları ve raylı sistem bağlantılarını iyi inceleyin, araç kullanmanız gerekiyorsa mutlaka sistem içinde olan ve yakınlarında belediye otoparkları olan yerlere araçlarınızı bırakarak oradan toplu taşıma araçlarına geçin. Stat çevresi tam olarak bitmediği için özellikle yağışlı havalarda giydiğiniz ayakkabıların zor zemin şartlarına uygun olmasına dikkat edin.

Üst kattakiler sıkı giyinsin…
Ve bilet yerleri, stadın üst katlarında olan taraftarlar mutlaka ama mutlaka sıkı giyinin; çünkü oldukça rüzgâr alıyor. Alt katlarda ise böyle bir sorun yok. Uzatmayalım; bu projeye imza atanlar, hayata geçmesi için uğraşanlar, emeği geçenler iyi iş çıkartmışlar.

Hepsine Türk Futbolu adına teşekkürler.
Geri kalan taraftarın işi… Bir yapı yalnızca var olunacak bir yer değildir, bir var olma tarzıdır. Galatasaray taraftarı burada kendi tarzını da yaşayacak ve yaşatacak.

Yorumlar